ANASAYFA 

KÖYÜMÜZ

Tarih

Nüfus

Coğrafya

El sanatları

Mesire

Tarım Yemeklerimiz

Ulaşım

ALBÜM

EDEBİYATIMIZ

EMAİLLER

OKUL YILLIĞI

HABERLER

İLANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

 

      TARİHİMİZ

 

TARİHİMİZ

www.darili.com

 

Burada anlatılan tarih, Anadolu tarihi ve Türklerin ilk Anadolu'ya yerleşme tarihi olarak kaynaklardan alınmıştır. Bu kaynaklar köyümüz tarihi hakkında fazla bilgi vermemektedir. Çok eski olmasa da yakın tarihimizi büyüklerimizden bilmek istiyoruz. Köyümüzde ki sülalelerin ne zaman  köye yerleştiklerini kaç aile olduklarını dedelerinin adlarını, birbirleri ile olan akrabalıklarını bilen büyüklerimizden bu bilgilerini köylülerimizle paylaşmasını temenni etmekteyiz.

TARİHİMİZ

Köyümüzün tarihi hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte yaklaşık 1600-1700 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Köyümüz Anadolu’nun ortalarında yer almaktadır. Eski Anadolu tarihine bakıldığında Bu bölüm orta Anadolu tarihi olarak alınmıştır.

Kadeş Savaşı’ndan sonra (M.Ö. 1295) Hitit Krallığı’nın çökmeye yüz tuttuğu görülür. Bu dönemde Hititlerin bir kısmı Frig Devleti’nin egemenliğine girmiştir. Ed’ler İskitler’le birleşip Asur Devleti’ne son verdikten sonra (M.Ö. 612 ) Anadolu’yu Kızılırmak’a değin ele geçirip Lidya ile sınır komşusu olmuşlardır. Asurlular döneminde ait Kayseri Kültebe (Kanişte ) pişirilmiş çamurda birçok yazılı mektup ve zarflar bulunmuştur. Çıkış nedeni bilinmeyen Kızılırmak Savaşında (M.Ö.585) Lidya Kralı Alyattes ve Med Kralı Kyaxares karşı karşıya gelmişler, fakat Thales’in önceden hesapladığı bir güneş tutulması sonucu taraflar anlaşmaya vararak Kızılırmak’ı iki devlet arasında ortak sınır kabul etmişlerdir. Böylece darılı köyünün de bulunduğu topraklara Med’ler egemen olmuştur. Kyrees (Kurus ) tarafından İran’da kurulan Pers devleti (M.Ö.559) Lidya’ya rakip olarak ortaya çıktığından M.Ö.546 yılında Pers’ler Lidya’yı ele geçirmişler ve Lidya Krallığına son vermişledir. Bu olaylarla birlikte tüm ön Asya ve Anadolu dolayısıyla da köyümüzün yer aldığı topraklar Pers’lerin egemenliği altına girmişlerdir. M.Ö.4.Yüzyılda Makedonyalı İskender Granikos (M.Ö.334) İsos (M.Ö.333) Gavgamela (M.Ö.331) savaşları ile Pers’leri (İran’ı) yenip Anadolu’yu ele geçirdi ise de İran şehirlerinin zaptı ve Hindistan seferi ile uğraştığından bölgemizde ve Kapadokya’da kesin hakimiyet kuramadı. İskender’in M.Ö. 232 yılında ölümünden sonra bölgede karışıklıklar devam etmiş. Anadolu Keltlerin (Galatların) istilasına uğramış. Keltler orta Anadolu’ya yerleştiler ancak, bağımsız bir devlet kuramadılar. Üç kabile halinde yaşadılar sonrada Romalılar ücretli asker oldular. Bölge Kapadokyalılardan Aryarat Kabilesinin elinde kaldı.

 

M.Ö. 2.yüzyılda Roma’lılar bir çok fırsatlardan yararlanarak Anadolu’yu ele geçirdiler. Böylece köyümüzün bulunduğu bölgede Romalıların yönetimine geçti. M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Anadolu Doğu Roma İmparatorluğu’nun (Bizans) payına düştü. Orta çağda Anadolu çeşitli işgallere sahne olmuşsa da yine Bizanslılarda kalmıştır. 950–1000 yıllarında Türk akıncıları Anadolu’nun doğusuna akınlar etmeye başlamış ve orta Anadolu’ya kadar uzanmışlardır. Özellikle Kutalmış oğlu Süleyman şah’ın akınlarıyla Anadolu’nun İslamlaşması ve fethi kolaylaşmıştır.

 

1071 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Alpaslan, Malazgirt’te Bizans ordusuyla yaptığı savaşı kazanarak Anadolu kapılarını Türk’lere açmıştır. Danişment Gazi; Sivas, Amasya, Tokat, Kayseri, Malatya ve Çorum’u ele geçirdi. Bu topraklar üzerinde Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlı Danişment’ler Beyliği’ni kurdu. Köyümüzün toprakları bu beyliğe ait oldu. Anadolu’nun gerçek fethedilmesi, İslamlaşması ise Oğuz Türklerinin Üçoklu Kınık boyuna mensup Selçuklu hükümdar ailesinden Selçuk Bey'in oğlu Arslan Yabgu'nun torunu Kutalmışoğlu Süleyman Şah komutasında gerçekleştirilmiştir. Süleyman şah Anadolu'daki fetih harekâtından sonra Antakya'dan Anadolu'ya girdi. 1074 yılında Konya ve havalisini mahallî Rum despotlarından alarak, fetihlere devamla İznik önlerine geldi. 1075 senesinde İznik'i fethederek, emrindeki kuvvetlerin merkezi yaptı. Böylece Türkiye Selçuklu Devletinin temeli atılmış oldu. Ayrıca Sultan Alparslan, Malazgirt Savaşı'na da katılan  emirlerinden Danişmend Ahmed Gâzi Anadolu’da fetihlerde bulunmalarını istemiş ve fethedecekleri yerlerin kendilerine ıktâ edileceğini bildirmişti. Zaferi müteâkip, fetihlere girişen beyler, Anadolu’nun muhtelif şehirlerini zaptederek, buralarda kendi adlarıyla anılan beylikler kurmuşlardı. Danişmend Ahmed Gâzi de, zaferden sonra Bizanslılardan Sivas’ı aldı ve Danişmendli Hanedânını kurdu (1071-1178 yılları arasında Sivas, Malatya, Kayseri, Tokat, Amasya ve civarında hüküm süren bir Türkmen hanedanı idi.  Sivas’ı bir üs olarak kullanan Danişmend Gâzi; Çavuldur, Tursan, Kara Doğan, Osmancık, İltekin ve Karatekin adlı emirleriyle Amasya, Tokat, Niksar, Kayseri, Zamantı, Develi ve Çorum’u fethederek, beyliğine kattı. Danişmend Ahmed Gâzi, daha çok Haçlılar ve Rumlara karşı yaptığı mücadeleleriyle meşhur oldu. 1097 yılında İznik’i kuşatan ve zapteden Haçlılara karşı, Sultan Birinci Kılıç Arslan'la birlikte, Eskişehir’de, büyük bir meydan muharebesine girdi.

Diğer taraftan 1077 yılında Anadolu Selçuklu Devleti kurulmuş oldu. Giyasettin Keyhüsrev, I. İzzettin Keykavus, özellikle I. Alaaddin Keykubat zamanlarında eriştiği parlak devirlerinden sonra, iç sarsıntılar ve dış saldırılarla zayıfladı. Nihayet 1243 yılında Kösedağı Savaşı ile Moğollara yenilmeleriyle Moğol egemenliğine girdi. Bu felaketten bir türlü kendini kurtaramayan Selçuklular 1308 veya 1318 tarihinde yıkılıp gitti. Kösedağı bozgunu ve Moğol istilasının bu kötü sonuçlarına, rağmen Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli derecede rol oynadığı görüldü. Orta asyada göçebe yaşayan oğuz Türkleri Moğolların istilasıyla da Oğuzlar dalgalar halinde Anadolu'ya gelmişlerdir. Bu istila ile Anadolu Selçuklu Devleti çökerken, yeni gelen büyük Oğuz kitleleri hem Anadolu’yu Moğol istilasından kurtarmış hem de  Anadolu’nun fethini ve Türkleşmesini tamamlamıştır. Nasıl Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’ya yoğun bir Türk akımı olmuşsa, Moğol istilası sırasında da Anadolu’ya adeta bir insan seli gelmiştir. Kaynaklara göre Oğuz boylarının büyük bir kısmı doğu, orta, güney, batı ve kuzey Anadolu’ya yerleşmişlerdi. Sivas’ı merkez yapan İlhan’lı Vali Demirtaş, Anadolu’nun büyük bir kısmını işgal altına almışlardır. Fakat kendisi yerini, kayınbiraderi Eratna’yı bırakıp Mısır’a kaçınca civarda Eratna Devleti kuruldu. 1281 yılında ise bu topraklarda Kadı Burhanettin Hükümeti kuruldu. (Kayseri) Kadı Burhanettin 18 yıllık kısa bir saltanat devrinden sonra, Akkoyunlu Hükümdarı Osman Bey tarafından öldürülünce Sivaslılar bu bölgeyi Yıldırım Beyazıt’a teslim ettiler. (1393) 1402 Ankara Savaşı’ndan sonra Yıldırım Beyazıt’ın yenilmesi ile bölge Timur’un eline geçti. Fakat kısa bir süre sonra bu bölgeyi Çelebi Mehmet tekrar Osmanlı topraklarına kattı.

Özellikle İç Moğol istilası sırasında Ankara ’ya yerleşen Kara Tatarların (Moğol) büyük bir bölümü,  Savaştan sonra Timur tarafından Türkistan’a götürüldü. Timur’un 1404 yılında Tatar’ların Anadolu’dan göç etmesi üzerine Yozgat ve komşu yöreler, eskiden Sivas’ın güneyinde ve Kayseri’nin doğusunda(özellikle uzun yayla) yaylayan Dulkadirli Türkmen’ler tarafından işgal ve iskan edildi. Türkmenler,Oğuzelinin Boz Ok koluna mensup olduklarından Yozgat ve komşu yörelerinde yurt tuttuktan sonrada Boz Ok adını taşımaya devam ettiler.15. ve 17. yüzyıllarda Boz Ok adı bölgeyi değil, orda yaşayan halkı ifade ediyor. Ancak daha sonra BOZOK bölge adı anlamını taşımaya başladı.

Köyümüzün kuruluş tarihi kesin olmadığından  ve yerleşimden itibaren Yozgat Bogazlıyan ilçesine bağlı kaldığından, bu dönemde Bogazlıyan  kaynaklarına bakılmıştır..

15.yüzyılda Yozgat ve komşu yörelere yerleşen ve Boz Ok adıyla anılan oymakların başlıcaları şunlardır: Kızılkocalu, Selmanlu, Agçalu, Çiçeklu, Zakirlu, Mes’udlu, AğçaKoyunlu, Kavurgalı, Demircilu, Şam Bayadı, Söklen Hisar Beglu, Kralu ve diğerleri. Adı geçen oymaklardan bir ikisi müstesna, hepsinin adlarını boy belgelerinden aldıkları görülüyor. Bu oymaklardan Çiçeklu Oymağı, Boğazlıyan ve çevresine yerleşmiştir.

Prof. Dr. Faruk Sümer’in “Bozok Tarihine Ait Araştırmalar” adlı eserinde “Çiçeklu Oymağı”adını Çiçek adlı boy beyinden almıştır. Karamanoğlu İbrahim Bey zamanında (1430) Kadirli’lerin Karaman iline yaptıkları akında Çiçekoğlu’da bulunmuş ve Karamanlı’lara esir düşmüştür. Çiçeklu Boyu Boğazlıyan yöresinde oturmakta idi. Çiçeklu’ların 1527 yılında Dulkadirli ailesinden Zününoğlu’nun ayaklanmasına katıldıkları görülüyor. Çiçeklu’ların en büyük obaları Taf olup, ikincisi Yaplısu (Yapalak) muhtelif etkinliklerde çiftçilik yapmaktadır. Sipahizade olan Çiçekoğulları bir çok etkinliklere sahip idiler. “Yine Boz Ok Dulkadirli Beyliği sona erinceye kadar (1522) bu beyliğin elinde kaldığı bölge Dulkadir Beylerinin oğulları tarafından idare edilmiştir. Bunlar Çandır veya ona yakın Kozan Köyü’nde oturmakta idiler. 1522 yılında Rodos Seferi’ne çıkıldığı esnada Dulkadirli Beyliği’nin başında bulunan Şahsuvar oğlu Ali Bey’i, Kanuni’nin buyruğu ile birlikte gizlice öldürttüler. Ali Bey’in öldürülmesi Dulkadir Beyliği’nin bir Osmanlı Eyaleti haline getirdi ise de bu, devlete pahalıya mal olan isyanların çıkmasına sebebiyet verdi. 1558-1559 tarihli deftere göre Boz Ok sancağına bağlı Boğazlıyan nahiyesinde 199 köy ve ekinlik vardı. Bu köy ve ekinliklerde çiftçilik yapan halkın çoğu Çiçeklu oymağına mensuptu. Bu nahiyedeki başlıca köyler ve ekinliklerden bazıları şunlardır: Baba Yağmur, Caferlu, Karakuyu, Gökçelu, Müderrislü (Diğer adı Çalapverdi), Ekizce, Karakoç, Sırçalu,(Sırçalıtekke)Pınarbaşı, Oğulcuk, Yoğun-isalu (Yoğunhisar) Güzelce Köprü (diğer adı Uzunlu) bu deftere göre Boğazlıyan’da 594 vergi nüfusu vardır ve hepsi Türk’tür. XVII. yüzyılın ortalarında Boğazlıyan, Boz Ok Sancağının kazası haline gelmiştir. 9. yüzyılın ortalarında Boz Ok Kayseri, Ankara, Çankırı sancaklarını içine alan büyük bir eyaletin adı olmuştur. Boz Ok eyaletinin Boz Ok Sancağı ise şu nahiyelere ayrılmıştır. Yozgat, Kocalar, Akdağ ve Madenciler-Boğazlıyan, Çorum, Sorgun, Salmanlı vb. XX. yüzyılın başında Boz Ok, Yozgat sancağı adıyla Ankara Vilayeti’ne bağlanmış üç kazadan meydana gelmiştir. Yozgat (Merkez kaza), Boğazlıyan, Akdağmadeni ( 1272/1854-1328/1900) tarihli Ankara vilayeti salnameleri yıllık) Boğazlıyan son asırlarda gelişmiş bir yerleşim merkezidir.

 

Yakın tarihimize baktığımızda; Büyüklerimizin anlattıklarına göre son Osmanlı savaşlarına ve kurtuluş  savaşlarına çok sayıda köylümüz  gençleri askerlik şubesinden sülüsünü alarak, geri dönmeyi düşünmeden, bu savaşlara katılmıştır. Osmanlı imparatorluğu son dönem savaşlarından 93 harbi, Rumi 1293 Miladi (1877-1878) yılında yapılan, yine sarıkamış savaşına, yemenin İngilizler tarafından işgali sırsında yeminin savunmasında Çanakkale, İnönü savaşlarına, kurtuluş savaşlarına bil fiil katılmışlar bu vatan için gözlerini kırpmadan canı pahasına huduttan hududa koşmuşlardır. Bu  gençlerimizden büyük çoğunluğu dönmemiştir, sadece birkaçı gazi olarak köye dönebilmiştir.

Başbakanlık arşivindeki kayıtlardan Boğazlıyan’ın 1907’de Boz Ok Sancağı’nın bir ilçesi olduğunu, Enver Ziya KORAL’dan “Osmanlı İmparatorluğu’nda İlk Nüfus Sayımı” isimli eserinde Boğazlıyan ilçe merkezini 2745 nüfusa sahip olduğunu öğreniyoruz. (1831)1892 tarihli salnameden (yıllık) Boğazlıyan’ın merkez bucağına bağlı 76 köyden oluşan bir ilçe olup, Kaymakam’ı Osman Efendi’dir. Oğuz Boyları’nın Boğazlıyan ve çevresine daha fazla yerleşmelerindendir. Boğazlıyan’da ilk belediye teşkilatı 1879 tarihinde kurulmuştur. 1909 tarihinde Bidayet (Tanzimat’tan sonra kurulan Nizamiye Mahkemeleri içinde, Asliye Mahkemeleri gibi çalışan ilk derece mahkemelerdir ) Mahkemesi kurulmuştur. Boğazlıyan Kaymakam’ı Akif Bey ilçe çevresindeki bataklıklardan dolayı yaz ayları için Hükümet Teşkilatını Uzunlu köyüne nakli hakkında saraydan aldığı ferman ile 1300 (1884) Askerlik Şubesi’nin Boğazlıyan’da kurulması ve umumi harple ilçeden ayrılmanın sakıncalı olduğu nedeni ile Hükümet Teşkilatı tekrar Boğazlıyan’a nakledilmiştir. Bölge Osmanlılar döneminde Sancak beylerinden Bozok ( Yozgat ) sancağına bağlı kalmıştır.  O yıllarda da köyümüz Boğazlıyan ilçesine bağlı olarak kalmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında devam etmiş ancak Felahiye’nin ilçe olmasıyla köyümüz buraya bağlanarak 1964 yılında Kayseri ye geçmiştir.

 

 

Murat  KAYA

 

 

 
 
   
 

Web Tasarım: MURAT KAYA