|
Çok değerli köylülerim bir toplumun dili kendi aynasıdır. Dil insanlar arasında iletişimi sağlayan en önemli vasıtadır. Bir anne için çocuğunun ilk kelimeyi söylemsi ne kadar önemli değimli. Toplumun sosyal yaşantı içerisinde ki ilişkilerinde hangi konuyu ele alırsanız alın karşılıklı konuşmadan, anlaşmadan çözemezsiniz. Dil her şeyin başı. İnsanların yaşam şartları, teknolojik yeni değişiklikler olduğu müddetçe, dilde de değişim olacaktır. Geriye dönüp baktığımızda bir çok kelimeyi kullanmadığımızı görüyoruz. Ayrıca son zamanlarda dilimizde aşırı bir yozlaşma olmakta, bunun başlıca sebebi bölgesel değişiklik, farklı topluluklarda yaşam, özenti, teknolojik gelişmeler. Bu değişiklikler dilimizdeki kelimeleri kullanmamayı ve zamanla unutmayı beraberinde getirmektedir. Bu nedenle de bende bu sayfada köyümüzde kullanılan unutulmaya yüz tutmuş, günlük hayatta hiç kullanmadığımız bazı eşya isimleri, sözcükler, kelimeler yazılmıştır eksik kelimeler olabilir, elimden geldiği kadarıyla tamamlamaya çalıştım. İlave katkı yapabilirseniz memnun olurum.
AA
Acans :Haberler
Acer :Yeni
Acep : Sanırım, tahmin
Acışmak : acımak
Ağartmak : Çamaşırı beyazlaştırma
Ağarma :Gün doğma , ışıma
Ağarma :Saçların beyazlaşması
Ağu : zehir
Ağız :hayvanların (inek) doğumda ilk sağılan sütü
Ağız eğme :Başkalarına ricada bulunma
Ağnamak :hayvanların yerde kaşınması, yuvarlanması
Ağpakla : kuru fasulye
Ahali : insan topluluğu
Ak : beyaz
Akran :aynı yaş grubu
Algın :Hastalıklı
Alıç : çalı yemişi
Al : kırmızı
Alaf :Alev
Alayı : hepsi
Alaz : Ateş yakma , tutuşturma, hemen tutuşan ve sönen ateş
Alınma : Döllenme (Hayvanlar için)
Alaca : Bağdaki üzümlerin ilk yetişmiş hali, (bağa alaca düştümü)
Alimallah :
Alen :bekleme, yavaşlama
Alenme :Eğlenme, dalga geçme
Aleçik :Tek odalı bağ evi
Ame : hala babanın kız kardeşi
Amma etme :Oh olsun, kötülüğe sevinme
Ambar :ahşaptan yapılmış 1 tona yakın buğday, un koymak için depo,
Anaç : yaşlı tavuk civciv çıkartan kümes hayvanı
Anadut : üç parmaklı desteleri yüklemede kullanılan uzun saplı araç,
Angut : Aptal, Salak,
Annacına : Karşısına
Arabaşı : Unun yavaş ateşte su ile karıştırılarak belirli kıvama geldikten sonra siniye dökülmesi ile elde edilen ve soğukken, Özel hazırlanmış çorba ile çiğnemeden yenen bir hamur yemeği,
Araykesti İki takım halinde çocukların sokakta oynadığı bir oyun,
Arka :Her işte destekleyici akraba
Arkaç : Arka veya karşı Yamaç,
Ark : su kanalı
Arpaçık : taze yeşil soğan
Aristak : tavan
Arıya gitme : zayi olma,
Aside : Pekmezin yavaş ateşte un ile karıştırılıp belli bir kıvama geldikten sonra üzerine erimiş tereyağı dökülmesi ile elde edilen bir çeşit tatlı,
Asbap :Elbise
Aş : yemek
Aşık : kemiklerde eklem parçası , oyun aleti
Aşık Oyunu : Eskiden misket, bilye vb. Olmadığı için kuzu ve oğlakların dizinden çıkarılmış kemik parçasıyla (aşık) oynanan bir çeşit oyun.
Aşlık : Yemeklik tahıl vs.
Aşılama :Boyalama
Avrat : Kadın
Aygördüm : Gece ayışığı altında oynanan saklambaç türü bir oyun,
Azma : Kaybolma
Azıtmak :ekmek, kendini saklamak
Azık :kırda yiyecek şeyler
BBB
Başınıbağlamak : nişanlanma söz kesme
Balbaşı : Özel emek sarf edilerek yapılan bir pekmez çeşidi.
Bazlama : Yufkadan kalın açılmış hamurun yağsız olarak sac üzerinde pişirilmesi ile yapılan bir çeşit gözleme,
Bardak : Ağaçtan oyma su kabı
Bacı : küçük kız kardeş
Bari :tahmine dayalı dilek, bağlaç
Bayır : rampa, meyil arazi
Bağır :döş, göğüs, ön taraf
Bağrı yanık :
Batman :sekiz kilo ağırlık birimi
Balak :camız yavrusu
Banak :Yufka ekmekle parmak ucuyla yapılan bir sokumluk sarım
Babalıboynuna :vebalı sana (yemin şekli)
Bağdaç :
Baldırcan : patlıcan
Bayak Biraz önce
Bent : küçük su göledi
Beter : daha kötü
Beze :hamuru ekmek gramajı kadar yuvarlama
Berk :Yarı katı halde, sert
Berkitmek :Yerleştirerek sıkıştırmak,
Bellemek : 1- Öğrenmek, 2- Bağ veya bahçenin bel küreği ile kazılması işlemi,
Belemek : sarıp sarmalamak
Belenmek : kirli su da çamurda bütün vücudunu kirletme
Bel : Toprak eşme aleti, kürek
Bıldır : Geçen yıl
Bişirik : Toprak damlara samanla karışık çamurdan kaplama, sıva
Biz : büyük iğne Çuvaldızın büyüğü, tahta saplı ve ucu sivri bir araç,
Bildanat : 4 parmaklı tarım aleti, dirgen
Bilişme :Paylaşma
Bildik :Tanıdık
Bilya :Misket
Bitme :Yeşerip büyüme,
Bostan : 1-Sebze bahçesi, 2- Karpuz
Boyunduruk : Kağnı veya öküz arabasında, çekiş için öküzlerin boynundan bağlandığı bölüm,
Böör : vücudun yan tarafı
Bulamaç : Ayran içine ekmek doğramak suretiyle elde edilen soğuk yemek çeşidi,
Burunsalık :hayvanların burnuna takılan yular parçası
Bungulbungul :Yerden kaynayan su
Bugelek : hayvanların sineklerden rahatsızlaşıp huysuzlaşması
Bogaz (lı-sız) :yeme konusunda iştah (lı-sız)
Büküş : viraj
C.c
Cacık : Madımak ve yemeği
Cahmin :cahilce hareket eden, konuşan
Cahdetme :Bir şeyi yapmak isteme
Camız : Manda,
Canavar : kurt
Carı : hızlı çabuk
Cavgalamak :kapların soğuk su ile deterjansız yıkanması
Cayma :Vazgeçme
Cazgır : nizahçı, çığırtkan
Cerek : 8-20 m ince uzun ağaç
Celep :büyük baş hayvan alan satan
Cıbalamak :diz boyu suya ayakla girmek, özden yalın ayak geçmek
Cılk : içi boş
Cılkıcıkmak :
Cılız :Zayıf bakımsız
Cılga :ince asfalt, şose yol
Cımcılık : Sırılsıklam ıslanmış,
Cıngıl : Salkım,
Cıncık : cam eşya
Cırtık : ciddi olmayan
Cırcır :Fermuar
Cırana :Mayalanmış hamurdan yapılan simit
Cıvık : set berk olmayan
Cibiliyet : karakter
Cibindirik :
Cisilemek : yağmurun hafiften yağması
Cimdallı : her şeye kızan
Cinni : Sinirli, asabi, vara yoğa kızan
Cirit : at üstünde sopa ile oynan erkek oyunu
Conguluz :Gulyabani
Culuk : hindi
Cücük :Civciv
Cülle : palazlanmış civciv
ÇÇÇ
Çandı : Tavandan açılan pencere
Çakıldak : 1- Bir çeşit ot, 2- Koyunların kuyruk altında, pisliklerinin yünleri üzerinde kuruyarak oluşan yuvarlak taneler,
Çalgı : 1-Düğün ve eğlencelerde müzik çalmada kullanılan enstrümanlar.
2-Havlu, hayat harman, vb. yerleri temizlemede kullanılan, normalden daha sert ve uzun süpürge,
Çalma : Yumurta sarısı katılarak belli kıvamda özel olarak hazırlanan az katı (ağda) haldeki pekmez.
Çalmak :Sütü yoğurt veya peynir için mayalamak
Çalmak : 1-Sürmek, 2-bulaştırmak, 3-boyalamak, 4- iftira atmak,
Çatlak : Kafadan zoru olanlar için kullanılan bir deyim,
Çağ : duşluk,
Çardak : yazıda üstü açık koyun ağılı
Çatalkavak :Dörder kişilik olarak iki takım halinde oynan erkek çocuk oyunu
Çalkama : ayran
Çardak :Yazıda üzeri açık hayvan ağılı
Çakırdikeni :kısa boylu diken gillerden
Çaleyiş :hayvana yön verme hitabı
Çalgı : büyük süpürge
Çaput : bez parçası
Çerçi : seyyar satıcı
Çene : bina, ev dış duvar köşesi
Çerpeşen : bahar döneminde mevsim, dönem
Çelik : küçük sopa ile oynanan oyun
Çeltek :Çobanın yardımcısı
Çinkitaş :Beyaz mermerlik taş
Çedene : dişi hint keneviri
Çebiş : Keçi adayı, 2 yaşındaki Oğlak,
Çemkirmek : Diklenir gibi yapmak,
Çeten : At ve Öküz arabasının (saman çekmede kullanılan) yan tahtaları,
Çırtlık : mavi çiçekli ot, süpürge için
Çirtim : bir yemelik
Çilbir :Et ile bol soğanlı karışımı yemek
Çıra : gaz yağı ile ışık veren lamba
Çimme : banyo duş alma
Çiğ :Pişmemiş
Çıra : İdare lambası,
Çingi Taş : Çok sert, kristalize taşlar için kullanılan bir deyim, mermer taş
Çirtme :hayvanların tekmesi
Çimtik :parmak uçlarıyla sıkıştırma,
Çimti : el ucu kadar ölçü miktarı
Çitime :aralıklı kolay sökülebilen dikiş
Çıra : bezir yağdanlıklı ucu fitilli seyyar ışık
Çıngırak : hayvan çanı
Çuvaldız : büyük iğne
Çorlu : hastalıklı
Çöğdürmek : 1- Kağnı arabasının arkasına çökerek ön tarafının havaya kalkması, 2- İşemek,
Çökek : Alçak düzlük
Çölmek : (=Çömlek), Çamurdan yapılarak pişirilmiş ve değişik boyutlarda olan çanaklar (Genellikle içine peynir basılır)
Çömçe : 1- Tahtadan oyulmuş uzun saplı kepçe, 2- Henüz kurbağaya dönüşmemiş siyah yavrular
Çuvaldız : Büyük İğneden çok daha büyük, çuval ağzı dikmede kullanılan bir araç,
Çüş :hayvana hitap
Çödürmek :bir tarafı fazlaca eğdirme
Çödürü çüş :tahterevalli
Çöp :çok küçük ağaç dal parçaları
Çörten :çatılarda su aktarıcı, oluk
Çömçe :kepçe
Çot olmak :el ayak tutmaması
Çayısıra gitme kıyısıra gelme: işten bir sonuca varamama
DD
Davar :Koyun sürüsü
Dahra :Satır
Damızlık :Yoğurt, peynir mayası
Dar akşam :Güneş batmadan önceki an , zaman
Darılma :Küsme,
Dayak :1- Sopa, 2- Kağnı arabasında okun altına dayanarak sabit ve dengede durmasını sağlayan parça, 3- Uzun boylu
Dal :Omuz, omuz başı
Dadak : Çocuk şekeri
Dede sakalı :Yemlik, madımak
Dene : tahıl ürünleri danesi
Denetleme :Gizlice birisine bakma, takip etme
Def :Hayvanın ince karın derisinden yapılmış çalgı aleti
Dedesakalı : kendiliğinden yetişen ince uzun yapraklı madımak türü
Deste :ekin yonca tomağı
Depme :Tıkama
Depik :Tekme
Dişirici :Dilenci
Dikilme :Ayakta bekleme
Dinelme .ayakta bekleme
Dikme :Fidan
Dinek (deynek) :Sopa
Dillik :düzen, huzurlu yaşam
Dilik :yarım kesme
Diğdirtmek : Suyun bir delikten fışkırtılması,
Dilbaz :çok konuşan, konuşkan
Dımbır :sıfıra yakın saç tıraşı
Dımzıtma :azar azar akıtma, damlatma
Dobalak : Pişmiş topraktan yapılmış, yayvan ağızlı ve geniş gövdeli ayran veya yoğurt çanağı,
Dolukma :Ağlayacak kadar olma, ağlamaklı
Dombik :Yuvarlak dolgun
Doncak :altında hiç elbise ve çamaşırı olmayan çocuk
Dölek : düz yer, düz zemin
Dölek Durmak : Düzenli durmak, yaramazlık yapmamak
Döş :Ön taraf, göğüs
Dulda Rüzgar almayan kuytu yer
Duluk :yanak
Duman :
Durak : Volkanik taştan (kefek taşı) oyulmuş, silindirik biçimde bir kap, (İçinde yoğurt biriktirip süzülmek suretiyle kışlık tereyağı ve süzme yoğurt elde etmek için kullanılır.) (Durağı özediniz mi ?)
Düve :doğurmamış inek
Düven :Sapları saman yapmak (öğütmek) için büyük tahtaların altına kesici taş yerleştirilerek yapılmış düzenek.
Düvendişi :Düven tahtalarının altına yerleştirilen kesici taş
Düğürcük : Tane boyu küçük olan bulgurların elek altı olanları. (çorba ve köfte yapımında kullanılır)
Dürüm :yufka ekmek arası sandviç
Dürme :sarma, bohçalama
Düzen düzmek :Düğün hazırlığı için ev eşyası alış verişi
EEee
Ebe :babaanne, anneanne
Ebemkuşağı :Gök kuşağı
Ebem gömeci :
Efelik : ıspanak türü yeşillik
Ekşili :Bazlama şekli, ekmekten küçük kalınca lavaş ekmeği
Ellik :eldiven
Elcek : Sıcak cisimleri tutmak için yapılmış kalın bez
Elleşmek : Bir yükü, bir yerden kaldırıp başka bir yere koymak için, İki kişiden birinin, diğerinin bileğinden tutması suretiyle oluşturduğu yardımlaşma şekli,
Elinin ucuyla :İşi ciddiye almadan yapma, önemsemezlik
Elöpen :küçük kertenkele
Emsal :benzer, aynı yaşta olma
Emzik : biberon
Emcik :yalancı meme
Emmi :Amca
Engil : Bağdaki üzüm çubuklarının (yaprak zamanı) uç kesiminde soyularak yenebilen bölümü,
Enik : kedi köpek yavrusu
Erinmek : üşenmek
Eregitme : Bayanların evlenmesi
Erişi :halı kilim ipi
Erişte : düz ince kesilmiş hamur (makarna)
Estirikli :gel git akıllı
Ev yakınlığı :eve davetiye buyurum
Evlek :arazi ölçüsü (100 m2)
Evrağaç : Sac üzerinde pişecek hamur ürünlerini alt, üst yapmaya (evirip çevirmeye) yarayan yassı , kıvrıklı, tahtadan yapılmış, 1m uzunluğunda sopa
Eya :kaburga
FFF
Falaka :
Fer :Ateşin yakabilme kabiliyeti
Fırdaleyin :Çepeçevre, dairesel
Firengi : büyük kapı anahtarı, dış kapı
Firez : Anız. sap
Firik : Tam olgunlaşmamış buğday başaklarının ateşte ütülerek, tanelerinin (yemek için) ayrılması,
Firik : piliç, taze, körpe,
Fitlemek :birini bir diğerine dolduruşa getirme,
Fukara : fakir
GGg
Gadasını almak : “Allah sana gelecek belayı bana versin” manasında kullanılan bir deyim,
Gazel :kurumuş yaprak
Gancık :1-dişilik, 2-sözünde durmayan, kaypak
Gaçıl :Çekil
Ganıttırmak :Zorlayarak açma
Gatık :Ekmekle yenen Şey
Gav :İçi boş, hafif, yoğunluğu olması gerekenden düşük
Gayış : Kemer
Gayilem :Razı olma , kabul etme
Gever :küçük arklarda su akış yönünün toprak ve taşla önü kesilerek değiştirilmesi
Gem : at gemi
Gelhayitmek :vurmaya, yıkmaya yeltenmek, darp
Gejgere : (Teskere), Harç, toprak, gübre vb. Taşımak için iki kişi tarafından kullanılan tahtadan yapılmış bir araç.
Geveleme :ağızda çiğneme
Gedik :İki dağ ortasındaki geçit,
Gertne :bahçelerdeki teras
Gırgı : kır, yazı
Gıcır :yeni
Gıdım Gıdım :azar azar
Gındap :ince bağlama ip
Gıstırma :Sıkıştırma
Gızdırmak :1-Isıtmak, 2-sinirlendirmek
Gıymık : Odun Parçası
Gırcı :dolu
Gı :kız (öylemi gı)
Gıt :çok az
Gığa :yakacak olarak kullanılan koyun gübresi
Gilomada :Bağların budanması ile elde edilen kurumuş üzüm çubukları,
Gicişme : kaşınma
Go :yeşerme, olgunlaşmamış
Go pakla :yeşil fasulye
Golan :hayvanların üzerine yük bağlama halatı
Golamak :Dedi kodusunu yapmak
Govucu :dedikoducu
Goruk :olgunlaşmamış üzüm
Gocama :yaşlanma, ihtiyar olma
Gopmak :koşmak
Gostahlı :Havalı,gösterişli
Gocuh :Kaban
Goyurmak :Salıvermek, bırakmak, gitmesine izin vermek (hayvanlar için)
Gomuk :beklemiş kokuşmuş çamurlu su
Göç :Taşınma
Göçmek :Yıkılma, çökme
Göp (köp) : Kağnı arabasının arkasındaki enine uzun tahtanın iki ucundaki oturulabilen bölümler,
Gözer : Buğday elemede kullanılan iri gözenekli kalbur,
Gön :camız, inek derisi
Göğ : Açık Mavi
Gözagırtma :Gözle korkutma
Gusgun :bağlama ipi,
Guşene :tencere
Guman :Şüphelenme
Gun :Güneş
Gunnacı :Çoğul gebelik olan hayvanlar için kullanılır
Guva (güveyi) :damat
Gurk : Kuluçkaya yatan tavuk,
Guvermek :yaprak açıp yeşillenmek
Gücük :son bahar da bir ay
Güz :sonbahar
Gütmek :hayvanları otlatma, tavuğun yavrularını gezdirmesi
Gücülen : Güçlükle,
Güdük : Kısa boylu,
Güğüm : Bakırdan yapılmış, kalaylı, pınarlardan su taşıma kabı,
Günülemek : Çocukların kardeşlerini veya başka çocukları kıskanması,
Hhh
Haalaa :Tuvalet WC
Haabe :heybe
Hacet : el aleti
Hakırdak : Kuyruk yağının yağı alındıktan sonra kalan dokunun kurutulmuş hali, kıkırdak,
Halka :Toka
Halka : Simit türü çörek
Hala : annenin kız kardeşi teyze
Hamamkızlı : Erkek çocuklarının oyunu
Hamlama : aşırı işten kas yorgunluğu
Ham :Olgunlaşmamış, yetişmemiş
Harar : Büyük ve geniş çuval, (big-bag),
Hasiyet : Değer, kıymet
Hasır :Döşeme
Haşat :tahrip, kullanılmaz hale getirme
Havt :Su havuzu
Haylaz : Tembel,
Hayın . iş kaçkını,
Hendek :
He : Evet,
Hee ? : Öylemi,
Hedik : Bulgur yapmak için kaynatılmış buğday taneleri,
Heğe (Ha) : küfe, hayvan sırtında üzüm, domates vb. taşımada kullandıkları kamış veya söğütten örme Büyük sepet,
Helik : Duvar yapımında kullanılan, büyük taşların arasına sıkıştırılan küçük yassı taş parçaları,
Helke : Bakırdan yapılmış. Silindirik şekilde ve kalaylı, süt sağmada veya su taşımada kullanılan bir mutfak aracı,
Hest : Ata hitap
Heral :Galiba
Herif :1-erkek, 2-koca
Hınam :
Hışırlama : hayvanların ölesiye yemesi
Hış düşme Yorgun bitap düşme
Hiyerif :hitap biçimi
Hincik :şimdi,
Hizen : Toprak damlı evlerde tavanı taşıyan (Kiriş vazifesi yapan) büyük ağaç,
Hirk :tarlayı nadasa bırakma
Holama :Hücum etme, saldırma
Hol : (=Fol) Kümeste tavuğu yumurtlamaya yönlendiren numune yumurta, boş, sahte
Holluk :Kümes havyalarının yumurtlaması için oluşturulmuş oyuk
Hommucu : (=Umacı) O geliyor diye, çocukları susturmada kullanılan bir deyim,
Horanta : Ev halkı,
Hotuk :
Hot :kalça kemiği
Hotak : Yuvarlak taşlarla sokakta oynanan bir çeşit oyun,
Hotlama :atlama
Hozan : Bellenmemiş,bakılmamış bağ veya bostan,
Hömermek : Kavga etmeden önceki diklenme hali,
Hökela :Ukala
Höyük :Topraktan oluşturulmuş tepecik
Iıı
Icık :biraz, az, çok az
Ilıman :ılık
Ilımlı :meseleye, olaylara olumlu bakan,
Irgat :tarım işçisi, amele
Irgatlık :ekin biçme dönemi
Ismarıç :sipariş
Işmar :Beden diliyle işaret etmek
Isdar :halı, kilim, çuval, çul, hasır tezgahı
İi
İçlik :iç giyim
İbrik :küçük su kabı
icar kira
İğ :yünden ip yapma aleti
İkircikli : kararsız
İlkaşam :erken akşam vakti
İlkin :önce
İllik :sahur
İlik :Omurga kemiği içi
İllet :hastalık, bela
İleme :ilave, ek, birleştirme
İliştirme :
İliş-me :kavga etme (emir sözü)
İlmek :İple kolay çözülen bağlama
İmirsek :Hayvanlarda yavrularına karşı özlem
İncik :Ayak bileği
İptil :önce
İrişgit : et sucuğu
İrad :tahıl ürünleri, ekilip biçilen ürünler.
İn : Hayvanların (kuzuların) kulaklarını kesmek, nişan, işaret, verme (İn açma)
İt dirseği :gözde oluşan arpacık
İşçiman :çok iş yapan, üşenmeyen, işten kaçmayan
İşkillenme :Şüphelenme, kötü bir durum sezinlenme
İşek :doğurmamış koyun
İşlik :kazak
İta : Ekmek yaparken unun altına serilen sofra, kabıt bez
KKkk
Kalbur :
Kasnak :
Karnı dar :hasetlik yapan, kindar
Kavurga :sac üzerinde kavrulmuş kızartılmış buğday
Kavrama :Kalıç ile ekin arpa mercimek nohut yolma
Katık : Ekmekle birlikte yenen yoğurt,ayran vb. yiyecekler,
Katıklaş : (Katıklı aş) Yarma (kabuğu çıkarılmış buğday) ve yoğurdun karıştırılması ile yapılmış soğuk çorba,
Karaçalmak :birini başkasına kötülemek
Kart :Olması gerekenden yaşlı
Kara : okul forması, önlük
Karık :bahçelerde ekilen ürün çeşidine göre sınırlandırılan küçük alan
Kalıç :ekin biçmede kullanılan tarım aleti, orak
Kadak : büyük çivi
Kazık :
Karartı : Varlık, mevcudiyet
Karayanız :
Kamga : ağaç kabuğu, kalınca talaş
Kapçık :Tahıl ürünleri üzerindeki kabı,
Kefektaş :yumuşak hafif taş
Kekeç : Kekeme,
Kekmek : kümes hayvanlarının yem yemsi
Keleş :güzel yakışıklı
Kelengi :
Kemçik : Sinsi,
Kenger :
Kendir :dişi hint keneviri kökünden elde edilmiş yün, keten
Kepek :hayvan yemi
Kepaze :
Kerat :Çarpım tablosu
Kerme : Ahır tabanında sıkışarak kurumuş hayvan gübresi (kışın tezek olarak kullanılır),
Kerpiç :Şekil verilmiş kurutulmuş hayvan gübresi
Kertik :
Kertmek :
Kes :yonca samanı
Kesek :
Keserleme :Çapalama
Keskenmek : Elini kaldırıp vuracak gibi olmak
Keven :dikenli ot yığını
Kevgir :
Kingirdek : gereksiz ve çok gülen
Kılık :tip , şekil
Kındap :kalın ip
Kırklık :koyunların tıraş makası
Kırkmak :yün, kıl, kesmek
Kır :yazı
Kırık : 1-Eşeğin yavrusu, sıpa’nın biraz büyümüş hali, 2-
Kırmızı : Domates,
Kırıtmak :Böbürlenmek, hava atmak
Kırağı :Aşırı soğuktan yer yüzündeki yoğuşma suyunun buz tutması
Kıran :Salgın hastalık (kümes hayvanlarında )
Kıska : Soğan tohumu,
Kısır :gebe kalmamış inek
Kısnık :cimri, yardım yapmayan
Kıtırık &n |