ANASAYFA 

KÖYÜMÜZ

ALBÜM

EDEBİYATIMIZ

Odalarımız

DARILI SÖZLÜK

Atasözlerimiz(Tıkla)

Oğuz Destanı ‘Beyrek

Darılım

Hıdırınşiri

Gurbette Ezan

Hollandadan

Selam

Sevdim Seni

HATIRALAR

Tatlı Anılar

İlkokul Hatıralarım

DarılıdaÇocuk Olmakmış

EMAİLLER

OKUL YILLIĞI

HABERLER

İLANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

 

      İDRİS  BULUTTAN    BAMS-I BEYREK     HİKAYESİ

 

 DEDE KORKUT  HİKAYELERİNDEN BEYREK

www.darili.com

 

Köyümüzde özellikle insanlarımızın işlerinin daha az olduğu kış aylarında  hikaye, fıkra, destan  gibi ders ve öğüt verici edebi konular büyükler tarafından anlatılır. Büyüklerimizin anlattığı destanlarda oğuz türklerinin anlatım dili hakim görülmektedir.

Kitabın asıl adı "Kitab-ı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan" dır. Anlamı Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı’dır. Kitap on iki destansı hikaye ve bir mukaddimeden oluşmuştur.

Hikayeler Kuzeydoğu Anadolu dolaylarındaki Müslüman Oğuzların hayatını anlatır. Fakat destanlar İslamiyet öncesi dönemden de izler taşımaktadır. Bu yüzden destanların oluşmasının daha erken evrelerde olduğu tahmin edilmektedir. Kitapta, Salur Kazan ve Bayındır Han gibi kahramanların, mekanın ve zamanın ortak oluşuyla ve her hikayede Dede Korkut’un ortaya çıkışıyla on iki hikaye birbirine bağlanır. Bugün elimizdeki iki nüshanın Akkoyunlu Devleti’nin çökmeye başladığı dönemlerde yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Nüshalardan biri tamdır ve Almanya Dresten Kitaplığı’nda bulunmaktadır. Altı hikayenin bulunduğu eksik bir nüsha ise Vatikan’dadır.

Dede korkut hikayelerinden beyrek burada alınmıştır

DİKKAT!

BU YAZIYI SAĞLIKLI OKUYABİLMENİZ İÇİN ÖNCE AŞAĞIDAKİ YAZI ÇEŞİDİNİ YÜKLEMENİZ GEREKİR.

Yazı çeşidini yükle

 

Felâhiye Ağzından Örnekler:

DEDE KORKUT HİKÂYELERİNDEN BAMSI BEYREK

DESTÂNÎ HİKÂYESİNİN FELÂHİYE (KAYSERİ) VARYANTI

 

Yrd. Doç. Dr. Önder ÇAĞIRAN

 

      Felâhiye ilçesinin DARILI köyünde, İdris BULUT[1][1][1]’tan 1983 yılında tarafımızca kasete alınarak tespit edilen Bâ Bôrek destânî hikâyesi, bölgemizde sözlü gelenekte hâlen yaşamaktadır. Adı geçen şahıs, hikâye anlatıcılığını meslek edinmiş bir kişidir; belki de bu mesleğin son temsilcisidir.

      Aşağıda, Bamsı Beyrek’le Bâ Bôrek hikâyeleri şahıslar kadrosu, yer ve zaman, dil ve anlatış, motif ve manzum kısım yönleriyle karşılaştırılmıştır.

      1. Şahıslar Kadrosu:

      Bamsı Beyrek – Bâ Bôrek; Han Bayındır – Pâdişâh; Dedem Korkut – Derviş; Banı Çiçek – Akkavak Kızı; Boz Aygır – Dengiboz; bezirgânlar – bezirgânlar ve Keloğlan; kâfir bigi – k­âfir kıralı; Yalançı oğlı Yaltaçuk – Kelleci oğlu Kel Vezir; Otuz tokuz yiğit – Otuz dokuz yiğit.

      2. Yer ve Zaman:

      Bu destânî hikâyelerin, İslâmiyet’in Türkler tarafından kabul edildiği ilk yıllarda teşekkül et­miş olması muhtemeldir. İslâmî unsurlar görülmekle birlikte, eski geleneklerin varlığını sürdürmesi, bu kanaati kuvvetlendirmektedir. Dervişlik, duâ etme gibi ortak İslâmî motifler mevcuttur.

      Yer, Oğuz illeridir. Oğuz illerinin coğrafyası, bugünkü Doğu Anadolu bölgesinin bir kısmı ve Âzerbaycan toprakları olabilir. Bamsı Beyrek’te İstanbul ve Boyvat kalesi gibi yer isimleri geçer. An­cak, buralar henüz yabancıların elindedir. Bamsı Beyrek, Bayburt kalesindeki kâfir bigi tarafından esir edilir. Bâ Bôrek’te ise husûsî yer isimleri olarak Oğuz illerinin yanısıra, Halep geçmektedir.

      3. Dil ve Anlatış:

      Bâ Bôrek hikâyesinin dili, sözlü gelenekte anlatıla anlatıla aslî şeklini kaybetmiştir. Fakat, anlatılıştaki aynı canlılık hâlen muhâfaza edilmektedir. Kısa cümleler, tekrirli ve secili ifâdeler, man­zum kısımlar her iki metinde de mevcuttur. Bamsı Beyrek, öbür Dede Korkut hikâyeleri gibi, Eski Ana­dolu Türkçesi’ne mensuptur.

      4. Hikâyelerin Motifleri

      a) Bamsı Beyrek hikâyesi:

      1. Bayındır Han’ın erkek evlâdı olmaz.

      2. Dileği kabul edilir ve Allah tarafından kendisine erkek evlât verilir.

      3. Dede Korkut gelerek adını Bamsı Beyrek koyar.

      4. Beyrek büyür; binicilik, okçuluk ve güreşte yendiği Banı Çiçek’le evlenmek üzere düğün yapar.

      5. Ancak, düğün bitmeden Beyrek kâfir kıralına esir olur.

      6. On altı yıl sonra serbest kalır, memleketine gelir. Nişanlısının başkasıyla evlenmesine mâni olur.

      7. Bayburt kalesindeki otuz dokuz yiğidi kurtarır.

      8. Banı Çiçek’le evlenir ve mesut olur.

      b) Bâ Bôrek hikâyesi:

      1. Pâdişâhın hiç oğlu olmaz.

      2. Derviş’in duâsı üzerine bir erkek çocuğu dünyâya gelir.

      3. Derviş gelerek adını Bâ Bôrek koyar.

      4. Bâ Bôrek yurdundan ayrılır ve karşılaştığı Akkavak Kızı’nı güreşte yenerek onu kendine eş olarak alır.

      5. Memleketine geldiğinde, düğün yapamadan düşman kıralına esir olur.

      6. Yedi sene sonra serbest kalır ve memleketine döner, Akkavak Kızı’nın başkasıyla evlenme­sine mâni olur.

      7. Kâfir kıralının elindeki otuz dokuz esiri kurtarır. Dedesinin kılıcını geri alır.

      8. Akkavak Kızı ve kâfir kıralının kızıyla düğün yaparak evlenir.

      5. Manzum Kısımlar:

      Bamsı Beyrek’te, Bayburt kalesinin önünden geçen kervancılara, beyrek anasını, babasını, kardeşlerini ve nişanlısını sorar:

      “Ulaş oà äalur Qazanı ãorar olsam ãaà mı aràış

      Qıyam Selçuq oàlı Delü Tundarı ãorar olsam ãaà mı aràış

      Qara Göne oàlı Qara Budaàı ãorar olsam ãaà mı aràış

      Aà saqallu babamı, aà pürçekli anamı ãorar olsam ãaà mı aràış

      Benüm yidi qız qarundaşum ãorar olsam ãaà mı aràış / Göz açuban gördügüm

      Köñül ile sevdügüm / Pay Piçen qızı Banı Çiçek ivde mi aràış

Yoxsa kimseye vardı mı aràış / Digil maña / Qara başum qurban olsun aràış saña.

Bezirgânlar, Beyrek’e gerekli cevabı yine manzum olarak verirler.

Aynı şekilde, Bâ Bôrek hikâyesinde de, Bôrek, esir tutulduğu kalenin önünden geçen kervan­cılara sorar:

Oğuz illerinden çekip gelirsin / Anamdan babamdan kimi bilirsin

Á:leniñ de óaber vériñ emmiler. / ...............

Aq~àavax áızı da var Dengiboz’um / Ordan da bir óaber vériñ emmiler.”

 

      Bâ Bôrek’e cevabı karşılıklı olarak, manzum bir biçimde verilir. Burada, bezirgânlar içine Keloğlan da dâhil edilir. Cevapları Keloğlan verir.

      At, mühim bir destan motifi olarak, bu hikâyelerde de karşımıza çıkar. Bamsı Beyrek, atı Boz Aygır’ı şu manzum sözlerle över:

      “Açuq açuq meydana beñzer senüñ alınçuàuñ / İki şeb çıraàa beñzer senüñ gözçügezüñ

      İbrişime beñzer senüñ yiliçügüñ / İki qoşa qardaşa beñzer senüñ qulaçuà

      Eri muradına yetürür senüñ arxaçuàuñ / At dimezem saña qartaş direm qartaşumdan yig

      Başuma iş geldi yoldaş direm yoldaşumdan yig.”

      Bâ Bôrek de, uzakta olan atını çağırırken, onu şu manzum sözlerle över:

      “Gózel ördek gibi góllerdeyseñ / Telli turna gibi çöllerdeyseñ

Yetiş Dengiboz’um, ya:r elden gitdi. / ...............

Góreydim Dengiboz’uñ yüzünü / Öpseydin dırna:nı, gózünü 

Yetiş Dengiboz’um, ya:r elden gitdi.”

BÁ: BÓ:REK

      Vaxtiñ billi:nde bir pa:dişa:h varmış. Pa:dişa:ñ o:lu uşa: olmazmış. Bir gún o seraydan geliyor, düşünüyor. Düşünürkene àarısı diyor ki:

      -Ne düşünüyoñ herif? –diyor.

      -Ne düşünmeyim avrat –diyor-. Benim de bir o:lum yoq ki, hić dá:lse benim yérimi dutsa. Oña düşünüyom –diyor.

áadın diyor ki:

-Azan bela:sını, arayan Mevla:’sını... diller herif –diyor-. Ara –diyor- ya bela:ñı buluñ, ya Mevla:’ñı –diyor.

Eh, zaba:nan oluyor, la:lesine diyor ki:

-Óazılla o:lum atları da, şu yanna bir seyyaó gezelim –diyor.

La:lesi atları óazıllıyor. Bunnar biniyollar, gidiyollar la:leynen bera:ber. Pa:dişa:h urbasını dá:şiyollar, gidiyollar. Neyse bir ma:fir gitdikden so:na bir suyuñ başına varıyollar.

-O:lum la:le, vaxıt geldi, ben bir şurda namaz àılıym, sen şu atlarımızı yay baxalım –diyor.

Pa:dişa:h orda apdes alıyor, namaz àılıyor. Namazdan fari: oluyor, sa:na soluna sela:m vériyor ki, baxıyor ki, bir derviş baba geliyor. Geliyor, do:rudan do:ruya:

-Sela:mün ‘aleyküm pa:dişa:m –diyor.

-Derviş Baba, benim pa:dişa:h oldu:mu bildiñ, derdimi de biliñ ö:leyse sen –diyor.

-Pa:dişa:m, seniñ derdiñ, o:luñ yox, seniñ derdiñ o –diyor.

Çıxardıyor àoynundan bir elma, diyor ki:

-Pa:dişa:m, şu elmayı al, àabu:nu soy, fila:nca àısra:ñ óñüne dók, üstüne de, kúheylanı atıñ üstüne sür –diyor-. Elmanıñ da –iki şax ét- yarısını sen yé, yarısını da àarıña yédir. O àarıñdan bir o:lan olur, ben gelene àader o:lanıñ da, atıñ da adı àonmayacax –diyor.

Pa:dişa:h géne “buña bir baóşiş vériym” diyor amma baxıyor ki, şéy àayb~olmuş, derviş baba àayb~olmuş. O gidiyor, pa:dişa:h diyor la:lesine:

-Getir o:lum atları –diyor.

Atları getiriyollar, biniyollar, géri geliyollar.

-Herif, niye geldiñ? –diyor.

-N’ó:rek avrat, geldik –diyor.

Axşam oluyor. Ondan so:na hincik pa:dişa:h şéyiñ dédi: gibi, derviş babanıñ dédi: gibi pa:dişa:h gózel, elmayı soyuyor, atıñ óñüne, àısra:ñ óñüne dóküyor. Öteki atı, érkek atı üstüne sürüyor. At oña aşıyor. Bu da ondan so:na elmanıñ yarısını gendi yiyor, yarısını da avradına yédiriyor. Gendi de şeriat evine varınca bunnardan da ayı, gúnü geliyor, atdan bir tay do:yor, avratdan da bir o:lan oluyor. O:lan mektebe gidip geliyor, böyüyor 'ya adı yox. Atsız gider gelirmiş. Bir gún çocuxlar aşıx oynuyollarmış. Çocuxlarıñ aşı:nı alıp àaçıyor.

-Ulan adı yox, aşı:mızı bırax di: arxasından ça:rıyor.

Çocu:ñ zoruna gidiyor. Çocux dutuyor, aşıxları atıyor. Geliyor anasına, a:layarax.

-Ne o o:lum, niye a:lıyoñ? –diyor.

-Ana, baña “atsız” di: ça:rıyollar. Benim adımı àoyuñ –diyor.

Ö:le déyince diyor ki:

-Hadi o:lum, var babayıñ elini öp. “O:lum ne?” dérse, “baba, benim adımı àoyuñ, baña “atsız” di: ça:rıyollar” dé –diyor.

Varıyor, do:rudan do:ruya babasınıñ elini öpüyor.

-Ne o:lum? –diyor.

-N’o:lacax baba, baña “atsız” di: ça:rıyollar. Benim adımı àoyuñ –diyor.

-İyi o:lum, hadi anneñe sö:le, bir yémek górsüñ, seniñ adıñı àoyax –diyor.

Annesi bir yémek górüyor. Axşam oluyor, vezirini vüzera:sını topluyor bu, yémá: yiyollar, géri çekiliyollar.

-Déyiñ baxalım. Şehza:deniñ adı ne olacax?

Dérkene birden taq àapı çalınıyor, derviş giriyor. Onnar bilmiyollar amma, pa:dişa:h biliyor derviş oldu:nu.

-Buyur Derviş Baba –diyor.

-Ne o pa:dişa:m, birikintiñ mi var, ney? –diyor.

-Hı, biz de şehza:deniñ adını àoyaca:dıx –diyor.

-Ha, onuñ adı Bá: Bó:rek, hadiñ tavlaya inelim –diyor.

Tavlaya iniyollar. Şimci atıñ, tayıñ sırtına elini àoyuyor, şö:le diyor: 

-Seniñ adıñ Dengiboz. áo:du:ña yet, àaćdı:ñdan àurtul. Seni saña, seni Allah’a, sa:hibiyiñ ema:neti ipdi Allah’a, so:na saña –diyor.

Géne derviş àayb~oluyor. Pa:dişa:h “bir óaćlıx vériym” diyor 'ya, derviş géne àayb~oluyor, gidiyor. Bu pa:dişa:h da iki evliymiş. O:lan analı:nıñ elinden ekmá: yérmiş temelli. Analı: da bir yahu:diyi severmiş. Yahu:diyi severmiş, bu o:lanıñ adı àonulunca yahu:di gelmez olmuş. áorxmuş o:landan ya:ni. Bir gún iki gún dérken bir gún gelmiş arada yahu:di. Gelince àadın démiş ki:

-Yav, gelece:señ temelli gel, gelmeyece:señ gelme –déyince:

-Saña ben bi~şéy déyim mi, bu o:lanıñ adı àonalı ben bu o:landan àorxuyom. Onuñ uçun gelmiyom –démiş.

-Bunuñ àolayı ne? –démiş.

-áolayı, sen bu o:lanı öldürürseñ, ben gelirim –démiş.

-Peki: –démiş.

Ondan so:na:

-Bu yémá: kimiñ elinden yér? –démiş.

-Benim elimden yér.

-Bu işde àolay. Yémá:ne bir ağu at, ondan so:na gendi başına ölür. Ondan so:na ben temelli gelirim –démiş.

-İyi –démiş.

O:lan mektebe gidiyor. Bu àadın àalxıyor, bir yémek yapıyor. Üstüne de ağuyu àatıyor. Óazır édiyor. O:lan temelli mektepden gelirkene atıñ yanına gelir, u:rar~ımış. Bir tayıñ yanına gelir~imiş. Bisa:r gelmiş baxmış ki at a:lıyor.

-Ne a:lıyoñ atım –diyor.

-Ne a:lamayayım, analı:ñ şinci bir yahu:di severdi, şinciye àader àorxuyordu, gelemiyordu, şinci geldi. Hinci seni öldürecekler. Yémá:ñi ağuladı, ben de onuñ uçun a:lıyom. Sen ölecá:ñ di: a:lıyom –diyor.

-N’ó:rüym 'ya?

-N’ó:rece:ñ, bó:rüñden bir~şéye yédirmedikden so:na gendiñ de yéme –diyor.

O:lan geliyor amma, àadın yarı yolda o:lanı àarşılıyor:

      -Bo:, àurban oldu:m, àadasını aldı:m, nérde àaldıñ, yémá:ñ araya gitdi. Gel 'ha gel! –diyor.

      O:lan geliyor, yémá:ñ başına oturuyor. Sa:na soluna baxınmaya başlıyor. Baxıyor ki, kedi ya­nından geçiyor. Kediye bir soxum vériyor, kedi orada àıvrılıp àalıyor.

      -Analı:m, iyi kesgin yémá:ñ varmış –diyor.

      Oradan o:lan àalxıp gidiyor. O gún gidiyor, yahu:di geliyor.

      -N’ó:rdüñ? –diyor.

      -N’ó:recá:m, o:lan kediye bir soxum vérdi, kedi ölünce “analı:m, iyi kesgin yémá:ñ varmış” dédi, bıraxdı, gitdi. N’ó:rüym 'ya? –diyor.

      -N’ó:recá:ñ, sen git terziye, adam~axıllı bir urba kesdir, yaxasını da ondan so:na tümden zehire batıtdır. Zehiri giydi miydi, zehir içeriye vurur, öldürür –diyor.

      -İyi –diyor.

      Şinci àadın gidiyor, bir urba kesdiriyor, dikdiriyor. Yaxasını tümden zehire batırıyor. Batırıp getirip şuraya asıyor. Hinci o:lan géne geliyor, atıñ yanına varıyor ki, at géne a:lıyor.

      -Géne niye a:lıyoñ atım? –diyor.

      -Analı:ñ seniñ uçun bir urba kesdirdi, yaxasını da tüm zehire batırdı. Onu sen giyecá:ñ, so:na ölecá:ñ. Ben de oña a:lıyom –diyor.

      -N’ó:rüym 'ya? –diyor.

-N’ó:recá:ñ, bó:rüñden bir~şéye giydirmedikden so:na giyme –diyor.

-Oldu –diyor.

Géne analı: àarşılıyor:

-Gel 'ha gel, àurban oldu:m, gel 'ha gel!

Neyse, yémá: yédikden so:na:

-O:lum, saña bir urba kesdirdim. Şuña bax, góz górmemiş –diyor.

-Getir analı:m, -diyor- şu ca:riyeye bir giydirelim, ondan so:na ben baxıym. Ondan so:na iyi yaxışıyorsa ben de giyerim –diyor.

-O:lum, étme gitme. Sen ca:riyeye gendiñi mi ölçüyoñ? –dédiyse de, çarnaçar ca:riyeye giydiriyollar. Hincicik ca:riye urbayı giyer giymez ca:riye de ölüyor. Ölüyor, neyse bu:

-Analı:m, iyi de kesgin urbañ varmış –diyor. Bıraxıp gidiyor. Şincicik yahu:di diyor ki:

-N’o:ldu?

-N’o:lacax, bö:le oldu, bö:le oldu –diyor.

-Bunuñ nesi var? –diyor.

“Nesi var” déyince diyor ki:

-Gendiynen olan bir atı var, başàa bir~şéyi yox –diyor.

-Hah, o at, kúheylan sö:lüyor bunu –diyor.

      -N’ó:rüym 'ya? –diyor.

      -N’ó:recá:ñ, sen óastalan, ben de kúheylan ciğeri buyururum. Başàa kúheylan bulamazlar, onu keseller. Sen kúheylanıñ ciğerini yéñ, daha gózelleşiñ. O:lanıñ ondan so:na ölümü àolay –diyor.

      -Olur –diyor.

      Şimdicik bu ka:fir avrat yatıyor:

      -Aman ölüyom àalıyom, ölüyom àalıyom!

      N’a:der pa:dişa:ñ àolunuñ altında, n’a:der àolunuñ altında şéy varsa, toxdur varsa, hepsini getitdiriyor; derdine hić~bir ça:re yox. Bu ka:fir eline bir şéy almış, çente almış:

      -Óasta baxıcıyım, ben şö:le baxarım óastaya, bö:le baxarım –diyerek giderkene pa:dişa:h peceyi dó:yor:

      -Gel hele, gel hele. Gel, şurda bizim bir óasta var, bax –diyor.

Baxıyor, o yana baxıyor, bu yana baxıyor, diyor ki:

      -Pa:dişa:m, bunuñ derdi müşgül. Bulunmaz bir dert –diyor.

      -Ney? –déyince:

      -Bunuñ derdi kúheylan ciğerinden iyi olur. Yoxsa bu àadın ölüyor –diyor.

      -Déme.

      -Dédim gitdi.

      -İyi.

      Hinci pa:dişa:ñ àolunuñ altında ne àader kóy varsa, melmeket var~ısa, hepsini geziyollar, kúheylan bulamıyollar. Neyse, gidiyor, hıntı kesiliyor pa:dişa:ñ. O:lan da mektepden o arada geliyor. Ça:tdırıyor o:lanı. Amma o:lan geliyor 'a, o:lan atıñ yanına u:ruyor gelerkene. U:rayınca at géne a:lıyor.

      -Atım géne ne a:lıyoñ? –diyor.

      -Analı:ñ yalandan óastalandı, ga:vur oña kúheylan ciğeri buyurdu –diyor-. Oña şimdi senden o kúheylan ciğerini senden babañ beni isteyecek. Saxın “vérmem” déme, dé ki: “Baba, bir at sürü:nü ben analı:mdan mı esirgiyom?” dé, onnar cellada emr~éder. Cellatlar beni cellatlar meydanına gótürene àader sen bir e:r, ondan há:beye de biraz para al –diyor-. Acele gel, cellat meydanına yetiş, yoxsa ben ölürsem seniñ ölümüñ àolay. Gel cellat meydanına, cellatlara dé ki: “Çekiliñ géri! Dengiboz, Dengiboz olalı, ben de Bá: Bó:rek olalı bir üstüne binmedim, muradımı almadım. Bir deneyim de, ondan so:na muradımı alayım” dé. Onnar gériye çekililler. Çekildi:nde sen gózel e:rimi vur, sıxıla iyice adam~axıllı. Cellat meydanında dolanırken aya:mıñ altından ateş “far far” çaxmaya başlar. O zaman sen gózüñü yum, yalımdan sıxıca ya­pış. Ben seni de àurtarırım, gendim de àurtulurum –diyor.

      -Oldu –diyor.

      Hincik babası varınca, mektepden varınca ça:tdırıyor o:lanı. Diyor ki:

      -O:lum, yavrum, Bá: Bó:re:’m, analı:ña kúheylan ciğeri buyurdular o:lum. Ben saña daha iyi­sini alırım. Gel, şu kúheylanı kesek de analı:ñ iyi ossuñ –diyor.

      -Bo:, baba –diyor-, ben bir at sürü:nü analı:mdan mı esirgiyom, hadi, cellatlara emr~ét de gótürsüñler, kessiñler –diyor.

      Hinci cellatlar onu cellat meydanına gótürüyollar. O:lan àalxıyor, gidiyor. Atıñ dédi: gibi o:lan bir e:r, bir gem, bir de há:be alıyor. İçine de àzıcıx altın àoyuyor. Ordan varıyor ki, cellatlar da àa:ri yatıraca:mış.

      -Çekiliñ ulan gériye. Dengiboz, Dengiboz olalı, ben de Bá: Bó:rek olalı, hić binip de bir mura­dımı alamadım. Şu cellat meydanında bir àıvranıym –diyor.

      Şinci bunnar gériye çekiliyollar. Bu adam adam~axıllı, e:rini vuruyor, gemini vuruyor. İyice üstüne terkiyi ba:lıyor, üstüne biniyor. Şinci cellatlar kóşelere dikiliyollar.

      -Hinci bunu alır àaçar bu at –diyollar-. Ortalayax, gider~iken kemendinen dutax bunu.

      Diyollar amma, şinci bu àıvranırken àıvranırken baxmış ki o:lan, gózü altın gibi àızarıyor. Aya:nıñ altından ateş “far far” çaxmaya başlayınca gózünü yumuyor, atıñ saçından sıxıca yapışıyor.

      -Bire salma! –diyollar amma, pır:, uçup gidiyor. Hadi baxalım.

      O:lan gózünü açıyor ki, bir ormandan gidiyor. Amma ne gók górünüyor, ne de yér górünüyor. Etrafı orman neyse.

      -Ulan Dengiboz, ben bir yér bilmem. Ben yédi yaşında, sekiz on yaşında bir çocu:m. Ben  bir yér bilmem. Sen néreye misa:fir olursañ, ben de oraya olurum –diyor.

      -İyi.

      Dengiboz sür baxalım 'git, as baxalım 'git, áayseri gibi bir vila:yete varıyor amma, ne xana baxıyor, ne de ondan so:na bir yére baxıyor. Do:ru varıyor bir àoca~àarınıñ àapısına, àafasını dayıyor.

      -Ulan Dengiboz, sen bu àapıya ne oluñ, ne de bura beni misa:fir éder.

      Dengiboz’sa, i:neniñ yurdundan geçer. Ondan so:na içeriye e:liyor:

      -Ana:rı, misa:fir olur mu? –diyor.

      -Yavrum, óanı àayfeyi górmüyoñ mu? Ben seni nérde misa:fir édiym?

      Çıxardıyor, oña bir avuç altın vériyor.

      -Bo:, àurban oldu:m, atıña da yérim var, saña da yérim var. Gel ha gel –diyor.

      O:lannan hincik oturuyollar. Atı çekiyollar. Biraz muóabbet olduxdan so:na vaxıt yaxınnaşıyor, axşam yaxınnaşıyor.

      -Ana:rı, şu atımı sulayım da, ondan so:na àonuşalım –diyor.

      O:lan atı alıyor, çeşmeye gidiyor. Çeşmede bir àoca~àarı su dolduruyormuş. At néreye yıxılıyorsa, at çifteliyor. áoca~àarınıñ destilerinden ikisini de àırıyor. áırılınca:

      -O:lum, Allah’dan dile:m, Aq~àavax áızı’nıñ óışmından gidesiñ. Bi~şéycik démem –diyor.

      O:lan ondan atı suluyor, geliyor diyor ki:

      -Ana:rı, Aq~àavax áızı’na baña dúñür gidece:ñ –diyor.

      -O:lum, Aq~àavax áızı kelleden kóşk yapdırdı. Gó:deden de seray yapdırdı. O kiminen gúleşse, kellesini gúleş meydanında keser. Ondan so:na da getirir, gó:desiynen de seray yapdırır –diyor.

      -Her àaça mal olursa ossuñ, oña, baña dúñür gidece:ñ –diyor.

-İyi, zabax ossuñ da gidiym o:lum –diyor.

Ondan so:na yatıyollar. Zaba:nan àalxıyor àoca~àarı. Do:ru Aq~àavax áızı’nıñ àona:nıñ óñüne gidiyor. Onuñ bir dúñür daşı var~ımış. Dúñür daşına oturuyor. Aq~àavax áızı zaba:nan uyanıyor. Baxıyor ki bir àoca~àarı düşünür dúñür daşınıñ üstünde. Diyor ki ca:riyelerine:

-Şu àoca~àarınıñ her~óa:l ölecek bir o:lu var, gidiñ baxalım, ça:rıñ gessiñ –diyor.

Gidiyollar 'a ca:riyeler.

-Gel ana:rı, Aq~àavax áızı seni istiyor –diyollar.

Varıyor, ça:rtıyor içeriye.

-Ana:rı, derdiñ ney? –diyor.

-N’o:lacax àızım, bir o:lum var, Allah’ıñ emriynen saña dúñür geldim –diyor.

-İyi ana:rı, zaba:nan o:luñnan bir ava gidelim. Avdan geldikden so:na gúleş meydanında o:luñ beni yıxarsa, o:luña varırım. E:r o:luñ beni yıxamassa kellesini keserim.

-N’ó:rüym, keserseñ kes –diyor.

-İyi –diyor.

Ondan so:na àoca~àarı geliyor.

-O:lum, Aq~àavax áızı’nıñ gó:nü oldu. Zaba:nan ava gideceksin –diyor.

O:lan atıñ yanına varıyor, at diyor ki:

-Yiğidim, şimdi Aq~àavax áızı’ynan ava gidece:ñde şehirden dışarıya çıxınca, orda bir àgórür Aq~àavax áızı. “Sen yiğidim, şu àuşu górdüñ. At şuña bir ox at” dér –diyor-. Sen atma, gendi atsıñ. O onuñ nasibi, o onu atar vurur. Ondan so:na diğer yol ikiye ayrılır giderek. Seni sola gónderir, gendi sa: gider. Onnar ileriye vardı mıydı, orda sur dúdü: var. Sur dúdü:nü çaldı mıydı, o  melmeketde àuş bi~şéy àalmaz, çekilir gider. Sen duymañ sur dúdü:nü,  ben  duyarım.  O  zaman  ben geme basarım şö:le. Geme basdı:mda sen gózüñü yum, saçımdan sıxıca yapış. Seni ben bir avlı yére iletirim. Orda üć ta:ne av vuracaxsın. Géri gelince Aq~àavax áızı senden isterse saxın vérme 'ha, “seniñ nasibiñ, avıñ bir~imiş, benim de nasibim üç~ümüş” dé, avıñı da vérme –diyor. O:lana tembih édiyor.

Neyse, zabax oluyor. Zaba:nan biniyollar, çıxıyollar ki Aq~àavax áızı yola çıxmış, o:lanı bekliyor. Varıyor ondan so:na, biniyollar bunnar, ileriye varınca, şehirden dışarıya çıxınca orda bir àúş górüyor.

-Yiğidim, şu àuşa at baxalım bir ta:ne ox –diyor.

-Yox, onu sen górdüñ, o seniñ nasibiñ, sen at –diyor.

Aq~àavax áızı atıyor o oxu. Ondan o àuşu vuruyor. Alıyor, terkisine ba:lıyor. İleriye varınca yol ikiye ayrılıyor. Sa: gendi gidiyor, sola da o:lanı yolluyor. Diyor ki:

-İlkindin olaca: sıralarda burda birleşece:k. Hadi, óanàımız evel gessek burda bekliyek –diyor.

-Oldu –diyor o:lan.

Haydi ordan ayrılıyollar. Ayırd~olunca, ileriye do:ru varırkene at geme basmaya başlıyor. Basınca –óanı 'ya, tenbih étdi o:lana 'ya- o:lan biliyor. Hemen atıñ saçından sıxıca yapışıyor. Gózünü yumuyor, gózünü açıyor baxıyor ki, bir gólüñ başına varmış amma, ördek àaznan birbirine àarışmış, yayılıyollar. Atıyor, ondan üć ta:ne av vuruyor. Ordan ata biniyor, terkisine ba:lıyor. Geliyor ki, daha Aq~àavax áızı gelmemiş. Bekliyor ondan so:na yolda. Aq~àavax áızı geliyor, baxıyor ki, o:lanıñ terkisinde üć ta:ne av var. Diyor ki:

-Yiğidim, birini de baña vér, avıñ da çift ossuñ –diyor.

-Yox, seniñ nasibiñ bir~imiş, benim de nasibim üç~ümüş. Ben avımı vérmem –diyor.

Neyse, geliyollar, zabax oluyor. Ondan so:na dellal dellala yürüyor.

-Haydiñ! Aq~àavax áızı fila:nca àarınıñ o:luynan gúleşecekmiş. Gúleş meydanında –di:.

Herkes gúleş meydanına çekilip gidiyor. Bu o:lan da atıñ yanına varmadan do:rudan do:ruya o:lan da gidiyor. Varıyor neyse, gúleş meydanında herkes óalxa olmuş, oturuyollar. Ondan so:na bu o:lan da varıyor. Ondan so:na bir de baxıyor ki, Aq~àavax áızı yanında üć beş ta:ne ca:riyeniñ içinde geliyor. Esba:bını soyunuyor, ondan so:na kisbesini giyiyor, meydana çıxıyor.

-Haydi benim óasmım kim~ise gessiñ –diyor.

O:lan da soyunuyor, o:lan da çıxıyor. Çıxıyor, bir iki el dutduxdan so:na o:lanı kótülüyor. Kótüleyince: 

-Ahali, duruñ! Hiç yériñizden àıpramayıñ! Ben anamnan helallaşmadım. Gidiym, anamınan helallaşıym, geliym –diyor.

O:lan varıyor, atıñ yanına. Şinci baxalım ata ne diyecek:

-Dirildiler, dirildiler de geldiler / Aq~àavax áızı’na óğüt vérdiler.

Kimden kime nasib~olur dédiler / áaçalım mı, duralım mı, atım ne dérsiñ?

(Son iki mısrâ’ı nakarat.)

Aldı baxalım at, ne diyecek:

-Gózel keklik gibi, àoć gibi toxuşu, / Dut memelerinden, saçından yapışı

Gáhirlenme, meydan bizim Bá: Bó:rek.

(Son iki mısrâ’ı nakarat.)

O:lan lafı atdan duyunca dönüyor geliyor şinci meydana. İki el dutuyollar, üçüncü elde o:lan bir elini saćlarından dutuyor àızıñ, bir elini de gó:sünden, memelerinden dutuyor, àaldırıyor, yére vuru­yor. Gó:sünüñ üstüne oturuyor.

-áalx yiğidim, bundan so:na sen benimsiñ, ben de seniñim –diyor.

Ordan àalxıyor o:lan. O:lanıñ àolundan dutuyor, daxıyor, do:rudan do:ruya seraya alıp gidiyor. Orda çox duruyollar, az duruyollar. Bir gúnnerden bir gún o:lan düşünmeye başlıyor. Düşünürkene Aq~àavax áızı diyor ki:

-Ne düşünüyoñ yiğidim? –diyor.

-E:, Aq~àavax áızı, ben de bir pa:dişa:h evla:dıydım. Buraya geldim. Şinci burda beni kimse­ler bilmiyor –diyor.

-O: yiğidim, sen pa:dişa:h evla:dıysañ, niye burda duruyox 'ya? Er nérdeyse avrat orda. Buyur gidelim.

Yúkde yeñli, bahada a:r ordan yúklediyollar. Hinci çekiyollar melmekete, Bá: Bó:re:’ñ melmeketine. Ordan yaxınnaşmışlar, şö:le işde beş on metre, neyse. Bir sa:t iki sa:tlik yol àalınca o:lan ordan bir müjdeci gónderiyor babasına ki:

-Bá: Bó:rek geliyor. Gidiñ babamı müjdeleyiñ. Size bir dünyalıx vérir. –Babası pa:dişa:h 'ya-.

Ondan so:na oraya müjdeci gelince ga:vur avrat géne oraya çıxıyor, hinci àona:ñ óñüne. Bunnar da o:lannan àız da geliyor. Gelince diyor ki:

-Hah, bö:le Óalep àızlarıynan sen gez, dedeyiñ àılıcı da àıralda yesir ossuñ –diyor.

O:lan bu lafı duyuyor. Aq~àavax áızı’nı àona: indiriyor. Ordan çıxıyor a:m, etraf kóylere çıxıyor. Eli dutar ordan otuz~doxuz gişi topluyor. Bir de gendi oluyor, àırx gişi.

-Arxadaş, àıralı basaca:z. İşde şö:le asaca:z, bö:le kesece:z.

-Oldu –diyollar.

Otuz~doxuz gişi oluyollar. Bir de bu, àırx gişi. Bunnar àıralı basmaya gidiyollar 'a. Biraz gidiyollar, çox gidiyollar, atıñ üstünde bunnar yoruluyollar.

-A'dam –diyollar.

Bir çayıllı yér var~ımış, iniyollar çayıra, diyollar ki:

-Ulan, burdan daha iyi mi yér bulaca:z? Şu çayırda atlar yayıssıñ, biz de iyice bir dinnenelim, ondan so:na àalxalım, àırala basàın vérelim –diyollar.

áırala da yaxınnaşmışlar àa:ri. Ora da, o çayıllıx da àıralıñ àorusuymuş. Bunnar orda yata~dursuñnar. Bunnar evvela: başdan diyollar ki:

-Uyuyalım mı, ımırdanalım mı?

Uyullarsa bir óaftadan uyanıllarmış, ımırdanıllarsa üć gúnden uyanıllarmış.

-A'dam –diyollar-. Buradan irahat yér mi bulaca:z, uyuyalım –diyollar-. Atlar da iyice dinnensiñ –diyollar.

'A uyuyollar bunnar, zabax oluyor. áıral baxıyor ki, àoruda at yayılıyor. Eskállarına diyor ki:

-Gidiñ baxalım, şu atlar neci? –diyor.

Varıyollar ki, àırx gişi yatıyor, àırx at yayılıyor. Hinci otuz~doxuz ta:nesini alıyollar, atlara sarıyollar. O àırxıncı, Bá: Bó:re:’ñ atı, üstüne geriliyor Dengiboz. Ne vériyor, óñüne geleni àapıyor, arxasına geleni depiyor, vérmiyor. Otuz~doxuz gişiyi alıyollar, getiriyollar àırala. Diyollar ki:

-áıralım, işde orda bir at àaldı, bir adamınan. Yanına yaxlaşdırmıyor. Arxasına geleni depiyor, óñüne geleni àapıyor, yanına yaxlaşdırmıyor.

-Başları o, o kúheylan. Siz oña bir iki àurşun atarsañız, o àaçar gider. Sırf adamı alıñ geliñ –diyor.

'Atıñ yanına yaxlaşırken bunuñ sa:na soluna bir iki àurşun atıyollar. Varıyor:

-Allah’a ısmalladıx Bá: Bó:rek, ben gidiyom –diyor.

Ordan çekiyor, at àaçıp gidiyor. Ordan Bá: Bó:re: alıp gidiyollar. Zindana àorkene, àıralıñ bir àızı var~ımış, o:lanıñ bir şaósını şö:le bir parça górüyor, o:lana vuruluyor, Bá: Bó:re: vuruluyor.

Ha babam, ha babam, ha ba'bam; yédi sene zindanda àalıyollar. Yédi seneden yédi seneye ga:vullarıñ bir bayramları olurmuş, ulu bayramları. áız diyor ki, varıyor babasına:

-Baba, yédi sene oldu. áırx gişi getirdiñ óapisa:neye àoyduñ, gún yüzü górmediler. Bayramımızıñ yüzü gózü hörmetine çıxar da àzcıx gún yüzü górsüñler. Yazıx de:l mi? –diyor.

-Olur –diyor.

áıralıñ da bir àızıymış.

-Olur àızım –diyor. Zindancıyı ça:rtıyor. Diyor ki:

-Otuz~doxuz gişiyi havluya sal, o so:naki gelen àırxıncıyı aya:nı elele la:lele, damıñ burcuna çıxart. Zindanıñ damınıñ burcuna. O da ordan, yoxardan seyr~étsiñ –diyor.

-Oldu –diyor.

Zindancı geliyor 'a. Otuz~doxuz gişiyi havluya salıyor, Bá: Bó:re:’ñ elini aya:nı la:leliyor, damıñ üstüne çıxardıyor. Altına bir sandelye àoyuyor. áızıñ da, àona:ñ penceresi şéye yaxın~ımış, ö:le şinci pencereye oturuyor, àız da ö:le Bá: Bó:re: denetliyor. Neyse àız denetleye~dursuñ, biz gelelim Bá: Bó:re:. áapınıñ óñünden de, zindanıñ àapısınıñ óñünden yol geçer~imiş. Kervancılar ordan geçellermiş. Alıyor baxalım kervancılara Bá: Bó:rek ne sö:leyecek:

-Gelişiñ néreden bezirga:n başı / Alıp óarc~eylersin türlü àumaşı

Á:leniñ de óaber vériñ emmi'ler.

Bá: Bó:rek bunu böyle söyleyince o kervancı~başı diyor ki:

-Á:leyiñ lan kervanı. Şu yiğidiñ ceva:bını kim vérirse arxadaki àara àatırı yúküynen bera:ber oña vérece:m –diyor.

Orda bir Kel~o:lan varmış –benim gibi- diyor ki:

-Ben vérece:m –diyor.

-Dé baxalım Kel~o:lan –diyollar.

Alıyor baxalım Kel~o:lan ne diyecek:

-Gelişim sorarsañ Oğuz ilinden / Alıp óarc~eylerim dünya malından

Söyle yiğit, kela:m gessiñ diliñden.

Aldı baxalım Bá: Bó:rek ne diyor:

-Oğuz illerinden çekip gelirsiñ / Anamdan babamdan kimi bilirsiñ?

Á:leniñ de óaber vériñ emmi'ler.

Aldı baxalım Kel~o:lan:

-Oğuz illerinden çekip gelirim/Anañdan babañdan kimi bilirim / Ağam sen bir belli eyle de...

Aldı baxalım Bá: Bó:rek:

-Bir yanım qor, bir yanım firax / áa:yet yúksekdeyim meskenim yırax

Adım bir Şah~o:lu, gendim Bá: Bó:rek / Á:leniñ de óaber vériñ emmi'ler.

Aldı baxalım Kel~o:lan:

-Anañı sorarsañ gózü dutuldu / Babañı sorarsañ beli búküldü

áız àardeşiñ